DOLAR 32,5197 0.01%
EURO 34,9959 0.27%
ALTIN 2.434,12-0,03
BITCOIN 21083460,35%
İstanbul
29°

AÇIK

03:24

İMSAK'A KALAN SÜRE

bha

bha

19 Haziran 2024 Çarşamba

Çiğli Belediyesi Kurumlar Arası Masa Tenisi Turnuvası'nda Şampiyon Oldu

Çiğli Belediyesi Kurumlar Arası Masa Tenisi Turnuvası'nda Şampiyon Oldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir Atatürk Stadyumunda gerçekleştirilen turnuvada 10 takım kıyasıya mücadele etti. Ahmet Hakan Küçük, Ali ihsan Çelik ve Onur Güdül’den oluşan Çiğli Belediyesi Masa Tenisi takımı, yedi ay süren müsabakalar sonucunda topladığı 17 puanla şampiyonluğa ulaştı.

Kupayı Başkan Yıldız’a sundular

Turnuvayı şampiyonlukla tamamlayan Çiğli Belediyesi Masa Tenisi takımı, Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’ı makamında ziyaret etti. Başkan Yıldız, takımın kendisine armağan ettiği kupa için “Başkanlık dönemimde kazandığımız ilk kupa olması sebebiyle bu kupanın bendeki yeri hep ayrı olacak. Kupayı tüm mesai arkadaşlarımız ve Çiğli halkı adına kabul ediyorum. Umarım nicelerini Çiğlimize kazandırırız” ifadeleriyle sporculara teşekkür etti.

Başkan Yıldız: “Spora ve sporcuya desteğimiz sürecek”

Sporun birleştirici ruhunu ön plana çıkarmaya devam edeceklerini vurgulayan Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, “Bu güzel turnuvada Çiğli’ye yakışır bir mücadele sergileyen mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyor, başarılarından dolayı hepsini kutluyorum. Mesai arkadaşlarımız arasındaki birlik ve beraberliği güçlendirecek bu tarz sportif faaliyetlerin bir parçası olmaya devam edeceğiz. Sportif anlamda hayata geçireceğimiz alt yapı çalışmaları ve planlamalar ile Çiğlili her bir yurttaşımıza dilediği branşta spor yapma imkanı sunacağız” diye konuştu.  

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Büyükşehir Sporcusu Türkiye Şampiyonu Oldu

Büyükşehir Sporcusu Türkiye Şampiyonu Oldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren masa tenisi sporcularından Aybige Feride Üstündağ İzmir’de gerçekleştirilen “100. Yıl Minikler U-11 minik kızlar yaş kategorisinde Türkiye Şampiyonu oldu.

10 yaş altı 100. Yıl Minikler U-11 minik kızlar Masa Tenisi 100. Yıl Türkiye Şampiyonası İzmir’de gerçekleşti. Aybige Feride Üstündağ, U-11 minik kızlar yaş kategorisinde yarışarak 83 sporcu arasından sıyrılarak birincilik elde etti ve Türkiye Şampiyonu oldu. Bu başarı, sadece Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü için değil, aynı zamanda Aybige ve ailesi için de büyük bir gurur kaynağı oldu.

Şampiyona süresince sporcular, hem takım hem de ferdi olarak çeşitli kategorilerde mücadele ettiler. Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün diğer sporcuları da turnuvada üstün gayret gösterdiler ve elde ettikleri derecelerle kulüplerini en iyi şekilde temsil ettiler.

İzmir’de gerçekleştirilen “100. Yıl Minikler Takım ve Ferdi Türkiye Şampiyonasında Aybige Feride Üstündağ’ın elde ettiği Türkiye Şampiyonluğu, Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün genç yeteneklerinin neler başarabileceğini gösteren bir örnek oldu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Alp Aksoy, FIA Avrupa Şampiyonası'nda ikinci yarışına çıkacak

Alp Aksoy, FIA Avrupa Şampiyonası'nda ikinci yarışına çıkacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünyanın en eski karting yarışlarından Industrie Kupası’nda podyuma çıkan ilk ve tek Türk pilot olma ünvanına sahip Alp Aksoy, 2024 sezonunda Champions of the Future Serisi ile beraber FIA Avrupa Şampiyonası’nda yarışmaya devam ediyor. Genç pilot, FIA Avrupa Şampiyonası’ndaki ikinci yarışına Slovakya’daki Slovak Karting Pisti’nde çıkacak. Aksoy, Parolin Racing Kart takımıyla OK kategorisinde yarışıyor. 

Milli sporcu Alp Aksoy, profesyonel yarış kariyerine 5 yaşında adım attı. Avrupa ve dünya karting şampiyonalarında aynı anda mücadele eden ilk ve tek Türk pilot olan sürücü, yarışlarında kısa sürede podyumlara çıkmayı başardı. Aksoy, Türkiye Karting Şampiyonası, Türkiye Berat Türker Kış Kupası, CEE Avrupa Şampiyonası, WSK Super Master Series, FIA Karting Dünya Şampiyonası gibi birçok seride başarılar elde etti. 

FIA Avrupa Şampiyonası’nda önümüzdeki yarış Slovakya’da!

FIA Avrupa Şampiyonası, genç pilotları üst serilere hazırlamayı amaçlıyor. İspanya’nın Valensiya şehrinde düzenlenen yarışta başarılı bir performans gösteren Alp, 20-23 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek Slovakya’daki yarışta podyum için mücadele edecek. Yarış, FIA Karting Championship YouTube kanalı üzerinden canlı yayınlanacak. 

Alp Aksoy’un sıradaki yarışı 27 Haziran’da İtalya’da

2010 yılından itibaren düzenlenmeye başlayan WSK Euro Series’te yeni sezonunun ilk yarışı, 27 Haziran’da İtalya’nın Brescia eyaletindeki Franciacorta Karting Pisti’nde düzenlenecek. WSK Euro Series’te daha önce, Max Verstappen, Charles Leclerc, Lando Norris ve Álex Palou gibi başarılı pilotlar şampiyon olmuştu. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Yaz Aylarında Gözlerimizi Tehdit Eden 8 Hatalı Alışkanlık!

Yaz Aylarında Gözlerimizi Tehdit Eden 8 Hatalı Alışkanlık!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Güneş sağlığımız üzerinde önemli faydalar sağlasa da yaz aylarında yeryüzüne daha yoğun ve dik gelen zararlı UV ışınları cildimizin yanı sıra gözlerimizi de tehdit ediyor. Sıcak havalarda serinlemek için sıkça tercih ettiğimiz havuzlarda dezenfeksiyon için kullanılan kimyasallar ve polenler de göz sağlığımız için risk oluşturuyor. Yaz aylarında bu tür etkenler bazı göz hastalıklarının oluşumuna veya şiddetinin artmasına yol açabiliyor. Dolayısıyla başta göz enfeksiyonu olmak üzere gelişebilecek göz hastalıklarına karşı mutlaka önlem almak gerektiğine dikkat çeken Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, “Göz ile ilgili herhangi bir sorun geliştiğinde ise ‘geçer’ diye beklememek, çok gecikmeden göz doktoruna başvurmak gerekir. Zira küçük bir ihmal, ileride ciddi görme kayıplarına bile neden olabilir’ diyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, yaz aylarında gözlerimizi korumak için almamız gereken önlemleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! 

Elleri sık sık yıkamamak

Plaj, piknik ve kamp yerlerinde almamız gereken hijyen önlemleri genel sağlığımız gibi göz sağlığımız için de çok önemli.  Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, “El ve göz temasının en fazla olduğu mevsim bahar ve yaz aylarıdır. Zira plaj, piknik ve kamp yerlerinde el ile göze çok sık temas edilir. Kirli elle dokunmak gözlerin mikrop kapmasına kolayca yol açabildiği için ellerin olabildiğince temiz tutulması gerekir” diyor. 

Göz kuruluğuna karşı önlem almamak

Yaz aylarında güneş ve sıcak hava göz kuruluğuna yol açan önemli etkenlerden. Ayrıca iç ortamlarda ve klimalı mekanlarda gözyaşı normalden fazla buharlaşarak; gözde kurumaya, batmaya ve yanmaya, hatta göz yüzeyinin zarar görmesine  neden olabiliyor. Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, “En basit önlem; gözlerimizi daha sık kırparak daha sık nemlenmesini sağlamaktır. Ayrıca klimalı ortamda havayı nemlendiren cihaz  kullanmakta da fayda var. Bunlara rağmen sorun devam ederse göz hekimine danışarak suni gözyaşı damlasından yararlanılabilir. Bu önlemler yeterli gelmezse daha yoğun bir tedavi gerekebilir” diye konuşuyor. 

Kalitesiz güneş gözlüğü kullanmak 

Güneş gözlüğü yaz aylarında gözlerimizi ultraviyole ışınlarının yapabileceği başta alerjik reaksiyonlar olmak üzere, katarakt ve sarı nokta hastalığı gibi önemli sağlık sorunlarını engelleyebiliyor. Ancak standartlara uymayan ve   ultraviyole koruması olmayan güneş gözlüklerinin tam aksine gözlere zarar verebileceği uyarısında bulunan Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz,  “CE işareti, ürünün ilgili teknik düzenlemesine uygun olduğunu ve ürünlerin amacına uygun kullanılması halinde insanın can ve mal güvenliğine, bitki, hayvan ve çevreye zarar vermeyeceğini gösteren bir işarettir. Gözlüğün sapında CE işareti olmayan güneş gözlükleri ise gözümüze ciddi zaralar verebilir” diyor. 

Göze gelen darbeyi önemsememek! 

Açık havada yapılan sporlar sırasında gözümüz top, dirsek veya diz darbeleri gibi dış etkenler nedeniyle travmaya uğrayabiliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, bu travmaların gözümüzde ciddi sorunlar oluşturabileceğine dikkat çekerek, “Öyle ki darbeler gözün ciddi şekilde yaralanmasına, kornea ve retina yırtıklarına, göz içi kanamaları ile ödemine neden olabilir. O an önemsenmeyen bir darbe, ileride körlüğe bile yol açabilir. Koruyucu bir spor gözlüğü takmak bu riskleri azaltmak açısından faydalıdır” bilgisini veriyor. 

Bu saatlerde korunmasız sokağa çıkmak

Güneşin ultraviyole ışıkları gözümüzde alerjik reaksiyonlar oluşturarak doğrudan zarar verirken, batma ve yanmanın yanı sıra katarakt ile retina hastalıklarına da   neden olabiliyor. Dolayısıyla özellikle 10:00-14:00 saatleri arasında güneş ışınlarından uzak kalınması gerektiğine işaret eden Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz,  “Eğer dışarıya çıkılması şart ise geniş siperlikli şapka ve ultraviyole koruması olan güneş gözlüğü kullanmak koruyucu etki gösterir” diyor. 

Kum kaçan gözleri ovuşturmak

Özellikle plaj ve kırsal alanlarda gözümüze sıkça kaçabilen kum, toz veya otlar da önemli risk unsurlarını oluşturuyor. Gözünüze kaçan yabancı cismi görebiliyorsanız, gözyaşı damlasıyla gözlerinizi yıkayıp cismin dışarı çıkmasını sağlayabilirsiniz. Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, “Ancak cisim görülmüyorsa gözler kesinlikle ovuşturulmamalıdır. Ayrıca göz doktoruna görünmek ihmal edilmemelidir. Zira yabancı cisim ve gözleri ovuşturmak korneayı çizerek göz enfeksiyonuna, hatta görme kaybı oluşturabilen kalıcı hasara yol açabilir” uyarısında bulunuyor. 

Yüzücü gözlüğü kullanmamak

Havuzlarda yapılan sportif faaliyetler göz travmaları riskini artırırken, en sık yaşanan travma ise havuzlarda hijyen için yer alan klordan ve diğer kimyasallardan kaynaklanıyor.  Zira bu tür maddeler gözlerde alerjik reaksiyonlara sebep olabiliyor. Dolayısıyla havuzda yüzücü gözlüğü kullanmayı ihmal etmeyin. 

Havuza lens ile girmek

Yaz aylarında kontakt lensler daha fazla tercih ediliyor. Ancak kontakt lenslerin dikkatsizce kullanılmaları göz enfeksiyonlarına neden olabiliyor. Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, kontakt lensleri takıp çıkarmadan önce ellerin mutlaka yıkanması gerektiği uyarısında bulunarak, “Ayrıca lens solüsyonları ve lens kutuları temiz bir şekilde saklanmalıdır. Bu nedenle tatilde en uygunu günlük lens kullanmaktır. Göz enfeksiyonu ajanlarının lense yapışarak göze bulaşmalarını kolaylaştıracağı için deniz ve havuza lens yerine numaralı yüzücü gözlüğüyle girilmelidir” diyor. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Ağzında yemek tutan çocuklarda dişler daha kolay çürüyor

Ağzında yemek tutan çocuklarda dişler daha kolay çürüyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Diş çürümesinin kalıtımsal bir hastalık olmadığına vurgu yapan Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. Barış Karabulut, “Çürük, ağızda bulunan gıdaların mikroorganizmalar tarafından asitle parçalanmasıyla diş yapısından mineral çözünmesi sonucunda oluşur. Dolayısıyla, çürük önlenebilir bir hastalıktır.” dedi. Çocuğun süt dişlerinin sağlığı açısından annenin hamilelik sürecindeki beslenmesinin son derece önemli olduğuna da belirten Doç. Dr. Barış Karabulut, ağızda uzun süre yiyecek tutmanın da diş çürüklerine neden olduğuna dikkat çekti.

Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Barış Karabulut,

“Çürüklerin temel nedeni tüketilen gıdalar”

Diş çürüğü oluşumunun, gıda tüketimi ile yakından ilişkili olduğunu belirten Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. Barış Karabulut, “Çürüklerin temel nedeni yetersiz diş fırçalama alışkanlıkları olarak bilinse de esas etken gıdalardır. Beslenme, bireyin enerji üretimi ve yeni doku oluşumu için alması gereken maddelerin bütününü ifade ederken, diyet ise kişinin gün boyu tükettiği tüm gıdaların toplamıdır. Diyet ve beslenme arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Gıdaların fiziksel ve kimyasal yapıları, tüketim zamanları, sıklıkları ve ağızda kalma süreleri diş sağlığı açısından son derece önemlidir.” dedi.

Özellikle çocuklarda bu konuda dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Barış Karabulut, “Çocukların gün boyunca alabilecekleri gıdaların belirli saatlerde tüketilmesi önemlidir. Annenin hamilelik döneminde yeterli gıdaları alması, çocuğun diş gelişimi için son derece önemlidir.” şeklinde konuştu.

“Çürük önlenebilir bir hastalıktır” 

“Diş çürüğü ile ilgili yaygın yanlış inanışlardan biri, çürüğün genetik yani kalıtımsal olduğudur.” diyen Doç. Dr. Barış Karabulut, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kalıtımsal olan faktörler tükürük yapısı, diş büyüklüğü, diş eksikliği ve fazlalığı gibi oluşumlardır. Çürük, kalıtımsal bir hastalık değildir. Çürük, ağızda bulunan gıdaların mikroorganizmalar tarafından asitle parçalanmasıyla diş yapısından mineral çözünmesi sonucunda oluşur. Dolayısıyla, çürük önlenebilir bir hastalıktır. Annenin hamileliği boyunca yeterli vitamin, mineral ve protein alması, çocuğun diş yapısının daha sağlıklı olmasını sağlar. Bu süreçte annenin dengeli ve yeterli beslenmesi, çocuğun ilerleyen yaşlarda diş sağlığı açısından önemli bir etkiye sahiptir. Hamilelik süresince yeterli besin alımının yanı sıra, annenin diş sağlığına da özen göstermesi gerekmektedir.

Dişler çıktıktan sonra, çocuğun beslenmesi diş çürüğünün oluşup oluşmaması açısından kritik bir faktördür. Çocukların tükettikleri gıdaların türü, sıklığı ve ağızda kalma süreleri, diş çürüğü riskini etkiler. Şekerli ve asitli gıdaların sık tüketimi, diş çürüğü riskini artırırken, sağlıklı ve dengeli beslenme diş sağlığını korur. Bu nedenle, çocukların beslenme alışkanlıklarının doğru yönlendirilmesi ve diş bakımının ihmal edilmemesi gerekmektedir.”

Annenin beslenmesi, çocuğun diş sağlığını etkiliyor

Çocuklarda diş çürümesine neden olan birçok faktör olduğunu ifade eden Doç. Dr. Barış Karabulut, annenin hamilelik döneminde aldığı D vitamini, protein ağırlıklı beslenme, kalsiyum ve fosfat gibi mineraller ile çeşitli vitaminlerin alımının, çocuğun süt dişlerinin sağlığı açısından son derece önemli olduğuna dikkat çekti. 

Çocuğun kalıcı dişlerinin sağlığının ise doğumdan sonraki beslenmesi ile yakından ilişkili olduğunu belirten Doç. Dr. Karabulut, “Bu bağlamda, çocukların beslenmelerinde tüm besin gruplarından eşit ve yeterli miktarda alması gereklidir; bu gruplar arasında karbonhidratlar, vitaminler, yağlar ve mineraller de bulunmaktadır. Çocukların enerji ihtiyaçlarını karşılamak için belli bir miktarda karbonhidrat alması gerekmektedir. Diş çürüğü riskini azaltmada, tüketilen besinlerin ağızda ne kadar süre kaldığı büyük önem taşır. Özellikle karbonhidratların ağızda kalma sürelerini azaltmak, çürük önlenmesi açısından büyük bir adım olacaktır.” şeklinde konuştu.

“Öncelik ağızda yemek kalma süresini azaltmak olmalı” 

Çocuk diş sağlığını korumak için öncelikle, ailelerin çocukları beslenme konusunda zorlamamaları gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Barış Karabulut, şöyle devam etti:

“Çocuklara büyük lokmalar ve büyük kaşıklarla yiyecek vermekten kaçının; her zaman küçük porsiyonlarda, çiğneyip yutabilecekleri oranlarda besleyin. Beslenme sonrasında gıdanın ağızda kalıp kalmadığını kontrol etmek önemlidir.

Muayenelerde, özellikle dil altında ve dudak içerisinde, dişlerin normalde çürümesinin daha zor olduğu yüzeylerde çürükler tespit edildiğinde, bu çocukların beslenme sonrası ağızlarında bilerek yemek tuttukları sonucuna varıyoruz. Dolayısıyla, ağızda yemek kalma süresini ve dişlerin yemekle temas süresini azaltmak birinci önceliğimiz olmalı. Bu hem kontrolle hem de diş fırçalamayla sağlanmalı. Ancak, ara öğünlerden sonra diş fırçalama imkânı yoksa, yapılması gereken şey, bu gıdaların ağızda kalmadığından emin olmaktır.”

“Paketli gıdaların çoğu çürük oluşumunu tetikleyebilir”

İçeceklerin de çürük oluşumunda son derece önemli bir rol oynadığını ifade eden Doç. Dr. Barış Karabulut, sözlerini şöyle tamamladı:

“Özellikle asitli içecekler, oldukça zararlı olabilir. Meyve sularını mümkün olduğunca evde taze meyvelerden sıkılmış şekilde tüketilmesini öneriyoruz. Genel olarak, paketli gıdalar ve içeceklerden çocukların uzak durmasını tercih ediyoruz. Çünkü paketli gıdaların çoğu çürük oluşumunu tetikleyebilir. Ancak, bu tür gıdaların belirli kurallara göre tüketilmesi çürük oluşumunu azaltabilir.

Asitli içecekler ve şekerli gıdalar, diş çürümesinin ana sebeplerinden biridir. Asitli içecekler ve şekerli gıdalar yerine alternatifler önerilebilir. Örneğin, ayran veya kefir gibi içecekleri tercih edebilirsiniz. Ayrıca, bol miktarda su tüketilmesini tavsiye ediyorum. Bu içecekler ve su, diş sağlığını korumak için daha uygun seçeneklerdir.” 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.