Dr. Naim Babüroğlu: Rusya, Türkiye ile örtülü harp halinde

3 dakika


İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Naim Babüroğlu, Suriye ordusunun İdlib bölgesinde yer edinen stratejik öneme haiz Han Şeyhun kasabasını kuşatmasını değerlendirdi.  Şam yönetiminin bu operasyonu Rusya’nın haberi ve desteği olmadan yapmasının mümkün olmadığını söyleyen Dr. Babüroğlu, “O yüzden bu operasyon Rusya’nın operasyonu, o istiyor diyebiliriz. Fakat aynı zamanda Rusya, Astana sürecinde İran ve Türkiye ile birlikte en önemli aktör. Bu süreçte Türkiye ile iş birliği meydana getiren, S-400’ü satan Rusya İdlib’te Türkiye’yle örtülü savaş halinde. Dolayısıyla taraflar bir yanda uzlaşıyor diğer yanda çatışma alanı içerisindeler” diye mevzuştu.

HAN ŞEYHUN OPERASYONUN AMACI NE?

Operasyonun zamanlama açısından önemine dikkat çeken Dr. Babüroğlu, “İdlib’e operasyon, Fırat’ın doğusunda Türkiye ile ABD arasındaki güvenli bölge görüşmelerinin başlamasıyla doğrudan ilgilidir. Rusya dolaylı olarak Türkiye’ye ‘ABD ile bu bölgede görüşmelere devam ediyorsunuz. Fakat ben Suriye’de önemli bir aktörüm. ABD ile iş birliğine devam ederken, benimle de iş birliğini sürdür. Yönünü ABD’ye kaydırırsan İdlib ve Fırat’ın batısında Şam yönetimini kullanarak saldırı yapabilirim’ diyor” açıklamasında bulunmuş oldu.

“TSK’YA SALDIRI KAZA İLE OLMADI”

Şam yönetiminin TSK’ya düzenlediği saldırının kazayla olmadığını ifade eden Dr. Babüroğlu, “Rusya, Birleşmiş Milletler’in (BM) ve diğer ülkelerin terör örgütü kabul ettiği grupların kendisine tehdit oluşturduğunu korumak için çaba sarfediyor, operasyonun gerekçesi bu. Eylül 2018’de Rusya ve Türkiye arasında Soçi Mutabakatı yapıldı. Mutabakat kapsamında, İdlib’in dışında 15-20 kilometre derinlikte silahsızlandırılmış bölge diye deklare edildi. Terör örgütleri çatışmasızlık bölgesinden çekilmediği şeklinde İdlib’in büyük bir bölümünü denetim altına almayı başardı. Bu ilerleme mutabakatı negatif etkiledi” dedi.

“HAN ŞEYHUN KRİTİK BİR BÖLGE”

Halep ile Şam’ı bağlayan otoyolun Han Şeyhun’dan geçtiğini söyleyen Dr. Naim Babüroğlu, “Bu yolun terör örgütlerinden arındırılıp Suriye yönetiminin denetimüne verilmesi Rusya ile Şam yönetimin üzerinde durduğu bir mevzudu. Bu da gerçekleşemedi. Suriye, ‘Soçi Mutabakatında şartlar yerine getirilmedi, terör örgütleri tehdit oluşturuyor’ gerekçesiyle ilerlemeyi sürdürüyor. Han Şeyhun çok önemli, eleştiri bir bölge. Han Şeyhun’un güneyinde ve güneybatısında TSK’nın gözlem noktaları var. İlçe ele geçirilirse bu gözlem noktaları da rejim yönetimi tarafından kuşatılmış olacak. Bu yönü Türkiye’yi negatif etkiliyor. O yüzden Türkiye, Suriye yönetiminin ilçeyi ele geçirmesini istemiyor” diye mevzuştu.

“İDLİB PİMİ ÇEKİLMEMİŞ EL BOMBASI GİBİ”

Türkiye’nin, gözlem noktalarını ya söndürmesi ya da taşımak zorunda kalmasının söz mevzusu olacağını belirten Dr. Babüroğlu, “Bölgenin köylerinde yaşayan siviller yavaş yavaş kuzeye doğru göç etmeye başladı. Türkiye, sığınmacı akımından da endişe duyuyor. Ayrıca bölgede 40-50 bin kadar El-Nusra’nın uzantısı şeklinde köktencilik terör örgütleri var. Dolayısıyla İdlib hem Türkiye hem Rusya hem de Suriye için pimi çekilmemiş el bombası şeklinde. Türkiye’yi önümüzdeki dönemde negatif etkileyebilir. Hatay ile İdlib arasında 130 kilometrelik bir sınır var. Bu doğal olarak Türkiye için çok eleştiri. İdlib terör üreten coğrafyaya dönüşmüş, Türkiye için bir tehdit” ifadelerini kullandı.

YENİ BİR YOL HARİTASINA İHTİYAÇ VAR

Operasyon kapsamında öneride bulunan Dr. Babüroğlu, “Şam yönetimi İdlib’i denetim altına alırsa, Türkiye ile komşu olunacak. Onların hedefi budur. Türkiye sığınmacı akınından çekindiği için ve köktencilik terör örgütlerinin Türkiye’ye sızma tehlikesi olduğundan geniş kapsamlı bir operasyondan yana değil. 12 tane gözlem noktamız var onların da tehdit altına alınması söz mevzusu. O yüzden Rusya, Türkiye ve İran’ın oturup 2018 yılındaki şeklinde Soçi Mutabakatına benzer yeni bir yol haritası belirlemesi lazım buna ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.


Paylaş