Depremi yaşamamış kişiler daha oldukca korkuyor

2 dakika


1999 yılında, Merkez üssü Gölcük olan 16 Ağustos’u 17 Ağustos’a bağlayan gece meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki depremde, resmi sayılara göre yaklaşık 18 bin kişi yaşamını yitirdi.

Depremin 20’nci yıl dönümü yaklaşırken, zelzele korkusu hakkında data veren İstanbul Şehir Üniversitesi Ruhsal Danışmanlık ve Rehberlik Birimi Uzmanı Psikolog Birgül Sena Mayda, “Daha önce yaşam boyu zelzele vakaıyla karşılaşmamış bireylerin zelzele ile ilgili korkuları ve ön yargıları zelzele yaşamışlara göre çok daha yoğun ve ürkütücü olur. Belirsizlikler de korkuları daha da tetiklenir” dedi.

Psikolog Mayda, “Depremi birebir deneyimleyen yada yakınlarından duymuş olan kişilerde zelzele korkusu çok normaldir. Depremin şiddetine, kişinin yaşına, depreme nerede yakalandığına, depremden görülen zarara göre hissedilen korkunun derecesinin artabilmektedir” diye mevzuştu.

DİĞER FOBİLERDEN DAHA FARKLI

Depremin ve zelzele korkusunun insanoğlu üzerinde fobik reaksiyonlara sebep olduğunu ifade eden Mayda, “Zelzele fobisinde diğer fobilerden farklı olan bir şey vardır. Diğer fobilerde bir nesneye, aktiviteye yada duruma karşı aşırı korku varken zelzele fobisinde insanoğlu kendisinin ya da bir yakınını yitirme korkusu yaşar. İnsanlar yaşamını ya da bir yakınını yitirme endişesiyle depremin yaratacağı olası sonuçlara odaklanır ve korkar. Geleceğe dair oluşan belirsizlikle korkuları en küçük bir durumla kolayca tetiklenebilir” dedi.

Zelzele korkusu ve kaygısı hakkında data veren Mayda, “Bu kaygıların en belirgin özellikleri arasında terleme, ellerde titreme ve uyuşma, uyku bozuklukları, iştahta azalma, bir sese karşı irkilme (aşırı uyarılma) sayılabilir. Bu emareler travmayı yaşayan herkeste gözlemlenebilir” diye mevzuştu.

“TRAMVA YAŞAYAN ÇOCUKLARLA KONUŞUN”

Çocuklarda yaşanan travmalar mevzusunda tavsiyelerde bulunan Mayda sözlerine şu şekilde devam etti:

“Travma yaşayan kişiler özellikle de çocuklar farkında olmaksızın sessizleşip, içe kapanırlar. Ebeveynlerden önerim bu süreçte çocuklarını yalnız bırakmamaları, birlikte süre geçirmeleri ve çocuklarını mevzuşmaya cesaretlendirmelidir. Korkular yalnız çocuklara ilişik bir duygu değildir, siz de korkularınızı çocuklarınızla paylaşın ki korkunun bu benzer biçimde durumlarda düzgüsel bir süreç olduğunu kavrasın ve sizinle iletişime geçsin. Tramva yaşayan çocuklarla mevzuşmak çok önemli. Unutulmamalıdır ki, iletişim kaygı ile başa çıkma da en etkili çözümdür”

“DEPREM SEMİNERLERİ VERİLMELİ”

Psikolog Sena Mayda, bu durumda kalan bireylerin ruhsal destek almaları gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi:

“Özellikle ülkemizde depreme maruz kalmanın oldukça yaşanılabilir bir vakadır. Toplumu bilgilendirmek üzere önleyici olarak olası bir zelzele durumunda önceden ne yapılması gerektiğini, kaçınma, korunma vb. davranışların neler olması gerektiği topluma uygulamalı olarak gruplar halinde anlatılmalıdır. Acil toplanma alanları belirlenmeli, zelzele çantası hazırlıkları yapılmış olmalıdır. Böylece bu eğitim hemen sonra karşılaşılacak travmaların önlenmesi için bir ilk adım olabilir. Zelzele mevzusunda seminerler verilerek insanoğlu bilinçlendirildiği sürece depremle ve tramvalarıyla başa çıkma yöntemleri kendiliğinden oluşabilir. Bu tür seminerler bütün çağdaş ülkelerde bazen verilmektedir. Bu eğitimler soğukkanlı kalmamıza ve daha bilinçli hareket etmemizi sağlar”


Paylaş