Alkin: 4. çeyrekte daha iyi bir gelişme temenni ediyorum

2 dakika


Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Alkin, yılın üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme verilerini değerlendirdi. Temmuz-Eylül dönemini kapsayan üçüncü çeyrekte ekonominin yüzde 0.9 büyüdüğünü hatırlatan Prof. Dr. Alkin “Yüzde 0.9 çok şaşırtıcı bir sayı sayılmaz. Benim için sürpriz olmadı. Fakat yüzde 1 ve üzerinde büyüme bekleyenler de vardı ki bence yüzde 1 yüksek bir beklentiydi. Neye dayanarak bunu bekliyorlardı bir türlü anlayamadım. Sağlıklı bir öngörü ve isabetli tahmin için birazcık çarşı pazar dolaşmak lazım” dedi.

“EKONOMİ YILLIK YÜZDE 0-0.5 ARASI BÜYÜR”

Üçüncü çeyrekte daha kötü sonuçlarla karşılaşılmamasını baz etkisine bağlayan Prof. Dr. Alkin,“Bir önceki yıl çıkan kötü rakamlar sebebiyle 2019 yılının bu döneminde baz etkisiyle daha iyi verilerle karşılaşacağımızı söylüyorduk ki nitekim öyle oldu.  Bu pozitif yönde eğilim devam ederse Türkiye’de yıllık yüzde 0 yöreında büyüme gerçekleşmiş olacak. Dördüncü çeyrekte daha iyi bir büyüme sayıı bekliyoruz. Bence böylece Türkiye 2019 yılını yüzde 0 ile yüzde 0.5 arasında bir büyümeyle kapatacak. Yüzde 0.5’in üzerinde bir yıllık büyüme benim için sürpriz olur fakat böylesi bir durum olursa sevinirim doğal ki” diye mevzuştu. 

“ULUSLARARASI KURULUŞLAR YANILDI”

Prof. Dr. Emre Alkin, yılın ilk 10 ayı süresince OECD, Dünya Bankası ve IMF’nin Türkiye ekonomisinde 2019’da yüzde 2.5 şeklinde ciddi bir daralma öngördüklerini hatırlatarak “Fakat ben öngörülerin yanlış olduğunu söylüyordum. Çünkü karış karış ülkeyi dolaşıyorum ve yaptığımız tüm ortak akıl toplantılarından aldığımız bilgilerin, edindiğimiz izlenimlerin de katkısıyla gördük ki Türkiye ekonomisi yılı yüzde 2.5’lik bir daralmayla değil, yüzde 0 yada çok küçük de olsa pozitif bir büyümeyle tamamlayacaktı” ifadelerini kullandı.

“IMF, OECD RAPORLARI ALGIMIZI BOZDU”

Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve OECD’nin Türkiye ekonomisine ilişkin tahminlerini ekim ayında düzelttiklerini özetleyen Prof. Dr. Alkin, “Fakat çok geç oldu. Hatta bu gecikme sebebiyle Türkiye’nin algısı da bozuldu. Aslında Türkiye birazcık da bu kurumların rapor yayınlama takviminin azizliğine uğramış oldu. Kısaca ülke algısı o gecikmeye takıldı kaldı. Oysa biz bu durumu yılbaşından bu yana anlatıyorduk” dedi.  

 


Paylaş